İkinci El Araba Alınırken Nelere Dikkat Edilir?

Posted by Blogger 0 yorum
İkinci el otomobil satın almak Türkiye'de en zor işlerden bir tanesidir , araba almaya karar verdiysek şu adımları takip ederek bu karmaşık ve zor seçimi kolaylaştırabilirsiniz;

  •  İkinci el web sitelerinden alacağınız marka, model, paket aracın emsal fiyatlarını kontrol edin.
  • Alacağınız otomobil için boya veya kaza durumunu satıcıdan isteyin,  emin olmak için ilgili numaraya aracın şase numarasını mesaj atın! Araç hasar numarasını sorgulamak için tüm operatörlerden plakayı yazın ve 5664'e gönderin bu hizmet ücretlidir ve zamana operatöre göre farklılık göstere bilir.

  • Aracın bakım bilgilerini ve evraklarını mutlaka satıcıdan isteyin satıcıda bu evraklar yok ise yetkili servis ve ya özel servisten araç bakım bilgilerine ulaşabilirsiniz, bu durum sonradan oluşabilecek büyük sorunların önceden bilinmesini ve eğer sorun varsa da pazarlık şansınızı artıracaktır.
  • Araçların ağır bakımları genelde 100-150.000 kmlerde olur bu kmlerdeki aracı alırken ağır bakımlarınıda dikkate alın.( triger kayışı, baskı balata vs.)
  • Aracın durumu hakkında ayrıntılı ve yarı resmi bir belge istiyorsanız bulunduğunuz bölgedeki expertiz firmaları size  boya, hasar, motor durumu hakkında yardımcı olur. Expertiz ücretleri ortalama 200 tl'dir.
                                                                                                                       Güvenli sürüşler

Replika uygulaması nedir? Davet kodu nasıl alınır?

Posted by Blogger 0 yorum
Teknoloji dünyasında gün geçmiyor ki sular durulsun. Modern zamana damga vuracak bir uygulama daha yayınlandı replika ile yapay arkadaşlık!

Replika nasıl çalışıyor?

Uygulama şuan tam sürüme geçmiş degil uygulamayı edine bilmek için arkadaşlarınızdan ,forum veya sözlüklerden bir davet kodu almanız gerekmektedir. Kodu edindikten sonra uygulamaya giriş yapın ve bot ile konuşmaya başlayın bot sizi tanıyacak ve zamanla sizi tanıdığı şekliyle size anlamlı tepkiler verecektir.

Replika nasıl doğdu?
Resmi açıklama olmasada replikanın bir arkadaşını kaybeden girişimcinin onunla yeniden konuşabilmek amacıyla bu botu yazdığı ve botu ona benzeterek bunu başardığı yönünde bir açıklama var.

Meditasyon ve Yogayla mutluluğu keşfedin!

Posted by Blogger 0 yorum

Meditasyon ve Yoga Yapmaya Başlamak.


 İlk başlarda sizi ne kadar çekeceğini bilmiyorum ama yapmaya alıştığınız zaman zihnin ve bedenin kontrolünü ele aldığınız ve vücudunuzda ki rahatlamayı hissettiğiniz zaman sürekli hale getirmek istiyorsunuz. Gün içerisinde, yaşadığınız tüm sorunlar düşündüğünüz onlarca şey arasında durup nefes almak ve dinlenmek istiyorsanız mutlaka meditasyon yahut yoga yapmaya başlamalısınız. Bu size büyük bir ayrıcalık ve pozitif bir yaşam kazandıracaktır.

 Meditasyon için gerekli olan tek şey yalnız kalabileceğiniz bir ortam, zihin boşaltıcı müzikler ve lavanta kokusu. Lavanta yağı, mumları ya da tütsüleri ile gevşemenizi hızlandırabilirsiniz. Meditasyon sırasında kendinize şunları tekrarlamayı unutmayın; ‘ KENDİMİ SEVİYORUM, KENDİME GÜVENİYORUM, KENDİMİ AFFEDİYORUM, BENİ ÜZEN HERKESİ AFFEDİYORUM, KENDİME TEŞEKKÜR EDİYORUM.’ Meditasyon süresini dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz, burada önemli olan kendinizi iyi hissetmeniz. Gözlerinizi kapattığınız andan itibaren arada gülümsemeyi unutmayın, pozitif enerjileri çağırdığınızı size hatırlatmak isterim.

Yoga için ise gerekli esnekliği kazanmak zaman alan bir süreçtir. Bu yüzden yogayı internet üzerinden yardım alarak yapmalısınız, ancak önemli bir detay videoları açıp hemen yapmaya başlamak yerine kendi vücudunuzu tanıyor olmalısınız, onu çok fazla yormadan ve yıpratmadan dikkat ederek yaparsanız eğer gerçek verimi alırsınız.

Bu sırada gün içinde rahatlama ve vücudunuzda ki toksinleri atmak için, bir su bardağına maden suyu içerisine bir yemek kaşığı limon suyu ve elma sirkesi katıp içmenizi tavsiye ederim. Kendinize inanmayı bırakmayın, kendinize inandığınız kadar yaptığınız meditasyon ve yogaya da inanın. İnançsız yaptığınız hiçbir işten verimli bir sonuç beklemeyin. Zihin sizin onu yönettiğiniz kadar var. Kötü düşüncelerin sizi ele geçirmesine müsaade etmeyin, en güçlü haliniz ile odaklanın ve gerçeğin yani kendi benliğinizin peşinden koşun. Bir süre sonra hayatınızı kontrol etmenin verdiği hazzı keşfedecek ve mutlu olduğunuzu göreceksiniz.

 Ruhunuz ve bedeninizin sağlıklı ve güçlü kalması dileği ile.

Bu yayın Konuk Yazar Burcu Yılmaz tarafından yazılmıştır.

Yalnızlığın Değerini Ne kadar Biliyoruz?

Posted by Blogger 0 yorum
Yalnızlığın Değerini Ne Kadar Biliyorsunuz?
Yalnızlığın kıymetini bilmiyoruz. Sonra da yalnız kalabilmeyi özlüyoruz. Hepimiz sosyal olmanın faydalarından bahsediyoruz, peki ya yalnızlık? Bunu hiç düşündünüz mü? Sosyal olduğumuz zamanlarda, insanlarla iç içe olup, değişik bireyler tanıyor ve anlamaya çalışıyoruz, peki ya kendimiz? En basitinden ''SEN KİMSİN?'' sorusuna kaçımız cevap verebiliyoruz. Sosyal olmanın bizi aşacağından bahsediyoruz, fakat özgüvenimiz tam olmadığı için toplum önünde konuşamıyoruz. Kendimizi tanımaya fırsat yaratmıyor başkalarını tanımak için çabalıyoruz, sonra kendimiz değil de bir başkası oluveriyoruz. Öz benliğimizi bulduğumuz zaman, kendimize olan güvenimiz oturduğu için topluma karşı daha rahat edebileceğimizi unutuyoruz. Peki ya Öz benliğimizi nasıl kazanacağız? En başta ben kimim, neredeyim, nerede olmak istiyorum? Bu üç soruya cevap bulmalısınız. Daha sonra -hayır- demeyi öğrenmelisiniz. Yapmak istiyorsanız evet, istemiyorsanız hayır, birilerini mi yoksa kendinizi mi kaybetmeyi seçiyorsunuz. Bunu iyi düşünün çünkü hayatınızdan gitmemeleri için evet derken kendi hayatınızdan gidiyorsunuz. Öz benliğinizi oluşturmakta en önemli etkenlerden birisi ise yeterlilik duygusudur. Sizce ne kadar yeterlisiniz? Yeterli olabilme duygusunu kazanmak için düzenli olarak kitap okuyabilir, araştırma yapabilirsiniz. Okuyacağız her şey de kendiniz tanımıza yardım
cı ve kelime haznenizi güçlendirecek şeyler olmasına dikkat etmeyi de unutmamalısınız. Dünya ve Türk klasikleri dediğimiz zaman itici dursa da içlerinde inanılmaz çekici kitaplar bulunuyor. Kendi zevklerinize uygun makaleler de bulmanız oldukça kolay böylelikle yorum yapma kabiliyetinizi geliştirmiş ve her konuda ufakta olsa fikriniz olmuş olacaktır. Bu da özgüvenli hissetmenize oldukça faydalı olacaktır. Bu yüzden sosyal olmaya harcadığınız zamanı yalnız kaldığınız da dolu dolu ve kendinizle iç içe geçirerek aslında çok daha yararlı bir iş yapmış olabileceksiniz. Belki de çok sıkıldınız ve kendinizi dinlemeye ihtiyacınız var? Belki bunaldınız ve kaçacak liman başkası değil de sizsinizdir. Hayatınızın merkezine kendinizi yerleştirmeniz ve çevrenize bir çember çizmenin vakti artık geldi. Yalnızlığınızın size bir hediye olduğunu asla unutmayın. Kendinizi sevin.

Bu yayın Konuk Yazar Burcu Yılmaz Tarafından yazılmıştır.

Ayşegül Terzi Davasında Verilen İkinci Tahliye Kararı Herkesi Üzdü!

Posted by Blogger 0 yorum
Ayşegül Terzi Davasında Verilen İkinci Tahliye Kararı Herkesi üzdü !

Ayşegül Terzi'ye şort giydiği için tekme atan şahıs Abdullah Çakıroğlu,ikinci kez tahliye edildi. Ayşegül Terzi'nin açık bir şekilde hiç bir suçu olmadığı halde, sadece şort giydiği için belediye otobüsünde, erkek kökenli bir birey tarafından atılan tekme sonucunda, açılan davanın ilk duruşmasında serbest bırakılmıştı, yaptığı savunmada: Abdullah Çakıroğlu: '' Yaptığımı doğru bulmuyorum oturuşunu da doğru bulmuyorum. Oturuşunu doğru bulmadım uyardım kendisi umursamadı ve bu olay vuku buldu. 'Cünup' kelimesini kullandım, diğer kelimeler bana ait değil. Kuran'da açıkça örtünmesi gerektiği yazıyor. Gayrimüslim ise uygun giyinmeli. İnsanın şehvet duygularını kabartıyor. Benim olayda şehvet duygularım kabarmadı. İstemdışı davranışta bulundum. Yılışık bir tavır takınmıştı bana bakıyordu." dedi. Bu savunmanın hangi kısmında sanığın haklı bulunduğunu bilmiyorum fakat, dini duyguları bu denli kullanması üzerine serbest bırakıldığını gördük.
Daha sonra davanın peşi bırakılmadığından Türk Ceza Kanunu’nun(TCK) 216/1. Maddesinde düzenlenen “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve TCK 115/3. maddesinde düzenlenen “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçlarından tutuklanması talebinde bulunmuş ve saldırgan tutuklanmıştı. Hakkında 9 yıl 4 ay hapis istenen şahıs günler içinde avukatının verdiği itiraz dilekçesi ile tekrar tahliye edildi. Ayşegül Terzi "Kararı şu an sizden öğreniyorum. Ne diyebilirim ki? Türkiye'de adalet bu kadar. Düşünebileceğim hiçbir şey yok. Bu ülkede kadın olmak böyle bir şey. Benim ölmemi bekliyorlar. İtiraz ediyoruz, itiraz ediyoruz serbest bırakılıyor. Şuan herhangi bir koruma kararım da yok. Yeniden tutuklandığı için verilen koruma kararı da kaldırılmıştı" dedi. Oysaki ilk duruşmada 6 aylık koruma kararı çıkartılmıştı.. Abdullah Çakıroğlu'nun en kısa sürede tekrar tutuklanmasını bu kez üçüncü bir tahliyenin söz konusu dahi olmaması gerektiğine inanıyoruz.

Bu yayın konuk yazar Burcu Yılmaz tarafından yazılmıştır.

Fiyat Performans Telefonlarını İnceledik! (2016 Yılı)

Posted by Blogger 0 yorum
2016 yılı en iyi fiyat performans telefonlarını inceledik. Telefon kategorisinde marka savaşları durmak bilmiyor neredeyse her gün yeni bir cep telefonu piyasaya sürülüyor. Manuel medya ekibi sizler için en düşük bütçeyle en iyi performansı sağlayabileceğiniz cep telefonlarını sunar! Bu listede 1000 tl civarında 500 TL - 1000 TL aralığında alınabilecek en iyi telefonları göreceksiniz.


1) ASUS ZEN FONE 2 LASER








Asus kalitesiyle 5,5 inçlik bir canavarla tanışın! 13 Mp Kamera , 3000 Mah. Pil gücü, 1.2 ghz işlemcisi, 2 GB ram ve 790 TL - 750 TL  fiyatıyla listemizin 1 numarası! Kasa kalitesiyle  Orta düzey bir kullanıcı için ideal özellikler bu telefonda fazlasıyla var!





2) GENERAL MOBİLE 4G





Yılın en çok satanı 4g bir google projesi. Her zaman en yeni google sürümünü kullanmak istiyorsanız bu telefon bunun garantisini veriyor. Sistem özelliklerine gelince 5 inç ekran, 13 Mp kamera 1,2 ghz işlemci ,2 GB ram ve 690 - 650 TL Fiyatıyla alınası bir fiyat performans telefonudur. General mobile telefonunu almadan önce servis desteği konusunda araştırma yapmanızı da ayrıca tavsiye ederim. Teknoloji dünyasının nabzı tutulduğunda General Mobile eleştiri oklarını kendine çevirmiş görünüyor.







3) SONY XPERİA M4 AQUA





Hem fiyatı düşük olsun, hem hızlı olsun hem de suya toza karşı dayanıklı bir telefonum olsun diyorsanız. Alabileceğiniz marka sony kalitesiyle xperia m4 aqua olmalıdır. Bu telefonun rakiplerinden altta kalır hiç bir yanı yok. 1,5 ghz işlemcisi, 2 GB rami, ünlü sony lensleriyle 13 mp kamerası ve 899 lira fiyatıyla listemizin 3. sırası!








4) SAMSUNG E5






Şüphesiz akıllı telefon denilince ilk akla gelen marka samsung olur! Samsung E5 modelini ben daha çok bayanlara uygun görüyorum. İnce yapısı, şık tasarımı ve hafifliği ile harika bir telefon! Teknik özellikleri ise 1.2 ghz işlemcili 8 Mp Kamerası 1.5 ram özellikleri ile orta düzey bir kullanıcı için şık bir telefon!









5)MEIZU M1 NOTE





Bu telefon Çinli üretici meızu'nun tam bir fiyat performans canavarı bu fiyata daha iyi özellikte telen yok! 1,7 ghz oldukça tutarlı ve hızlı bir işlemci! 3140 mah batarya gayet iyi batarya ömrü, 1920x1080 p ekran kalitesiyle cam gibi net görüntü ile gözde bir telefon. Meızu cep telefonların Türkiye de tek eksik yanı piyasaya yeni girmiş olmasıdır. Servis destek kalitesini önümüzdeki günlerde gelecek kullanıcı yorumlarına göre belirteceğiz.

2016 Yılı Asgari Ücret Zammı!

Posted by Blogger 0 yorum
Asgari ücret yani bir işverenin tam zamanlı çalışanına verebileceği en düşük ücretin 2016 yılında 1300 TL olması bekleniyordu ve oldu. Mevcut Hükumet bununla ilgili çalışmalarını başlattı. Ayrıca Askeri ücretin yükselmesi demek agi ücretlerininde yükselmesi anlamına geliyor. Çalışanlar biraz olsun rahat nefes alacaklar. Ama  asgari ücretin 1300 TL olması bazı problemleri de ardı sıra getirecektir. Bu problemler nelerdir biraz bunları sorgulayalım.

  1. 1300 TL'lik asgari ücretin tamamı işveren tarafından verilecekse Türkiye'de faaliyet gösteren işletmelerin çoğunun %100 kar odaklı olduğunu biliriz. Bu durum işvereni olumsuz etkiyecek ve işten çıkarmalar olacaktır. Devlet bununla ilgili tedbirlerini almış mıdır?
  2.  İşveren açısından yüksek maaş =  yüksek vergi demektir. Kar oranı düşen işveren piyasaya sattığı malın fiyatını yükseltecektir. Bu oranda enflasyon oranları yükselecektir. Bu noktada hangi çalışmalar yapılıyor bunlar net değildir.
  3. Şu an uygulanmakta olan iş kanununa çoğu işletme uymamaktadır. İşçiler fazla mesai ücretlerini ve  sosyal haklarını almakta zorluk çekmektedirler. Devlet denetleme mekanizması her ne kadar çalışsa da işinden olmak istemeyen işçi bu duruma göz yummak mecburiyetinde kalmaktadır. Asgari ücret 2016 yılı zammından sonra işveren elbette işçiyi daha hor kullanmaya başlayacaktır. Bu da işçi üzerindeki baskıyı arttıracak ailesi ve çevresiyle olan ilişkilerini bile zedeleyebilecektir. Bu durumun toplumsal bir problem olmaması için hangi önlemler alınmıştır?

Bu soruların cevabını beklemekteyiz. Umarız her geçen gün büyüyen Türkiye bu durumda topluma en faydalı şekilde sonuçlanır. Sizlerde asgari ücret artışıyla ilgili düşüncelerinizi alt taraftaki yorum bölümünü kullanarak bizimle paylaşabilirsiniz.
Bumerang - Yazarkafe