BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ!

Bir Hayat Hikayesi

Posted by Blogger 1 yorum
Merhaba Manuelmedya takipçileri, yazıma başlamadan önce ifade etmeliyim ki uzun zamandır yayın yapmadığımın farkındayım. Bu nedenle affınıza sığınıyorum. Sloganımız  ''bir deneyim ansiklopedisi'' bu nedenle yaşamımızın her anı Manuelmedya'ya konu olabiliyor. Dünyada tek olan manuelmedya projesine yapmış olduğunuz konuk yazar talepleri ve yorum değerlendirmeleri için teşekkür ediyorum. Bu arada sayfa gösterim sayımız da 3 milyonu aşmış durumdadır.

Üniversite okurken hayat disiplini ve  üniversite yaşamı hakkında bir çok yayın yazdık. Aradan geçen 4 senelik zaman sonrasında içeriklerimiz iş hayatı ve insan ilişkilerine yönelecektir.

Dünyada rekabet artık had safhaya ulaşmış durumda; ülkeler, markalar, insanlar birbirlerine yıkıcı üstünlüklerle hakimiyet kurma çabasına devam etmekteler. Sonuç ise çalışan ve isteyen kazanıyor. Tam bu noktada size kendi deneyimlerimden bahsedeceğim. Üniversiteyi bitirdikten sonra ailemin yanına döndüm. Eve geldiğimde ilk sordukları sorulardan biri  ''şimdi nerede çalışacaksın planın ne'' demek oldu. Bu soruyu sormakta kesinlikle haklılardı. Bir an önce işe koyulmalıydım, durmamalı, yorulmamalı, sıkılmamalı ve koşmalıydım. Kendi geleceğimi şekillendirme çabası bana keyif vermiyor değildi. Hatta bundan büyük bir zevk alıyordum. İş başvuralarına başlamıştım. İlk hedefim bir yönetici birini işe alırken nelere ne şekilde dikkat ediyor. İnsan kaynakları bilmediğim bir konu değildi. Üniversiteden aklımda kalan bir çok şey olsada Türk iş piyasasının biraz farklı ilerlediğinin farkındaydım. İş mülakatları başlamıştı. ''Hoşgeldiniz bize kendinizi anlatırmısınız?'' sorusu insanın içini oldukça sıkıyor, neyi ne şekilde nasıl anlatacağım, okuduğum üniversite mi, katıldığım projeler mi sevgilim veya ailem mi tam bir çorba olmaması işten bile değil. Kısa ve net ifadelerle önce eğitim hayatı daha sonra aile ve ilişkilerden bahsedin kendinize bir şablon oluşturun, dürüst, kendinden emin ve samimi olun. Unutmayın! İşverenler artık hangi üniversiteden mezun olduğunuza değil sizin o işi isteme azminize ve heyecan duymanıza bakıyorlar.  Siz bunu başarıyla karşı tarafa yansıttıktan sonra sonra iş verenin ne kadar samimi ve dürüs olduğunu ölçün. Bunu yapabilmek için ise iş kanunlarını okuyun ve sohbet esnasında çalışma saatlerine, sosyal imkanlara değinin. Elbette bu konularda oldukça hassas davranacaksınız. Çünkü bu konulara direk ve sert bir giriş yapmak iş verenin olumsuz düşünmesine neden olabilir.

Girdiğim bir çok mülakattan sonra iş hayatına kurumsal bir firmada başladım. Evet maaş oldukça düşüktü fakat benim için maaş değil tecrübe bu noktada önemliydi. Çalışırken katıldığım kariyer seminerleri, yöneticilerin insan psikolojisi  bilgisi ve durum değerlendirme örneklerini her zaman dikkatle izledim. Çalışma hayatına gelince evet büyük bir kazanın ortasına düştümdüm. Raporlar, satış rakamları, müşteri memnuniyet değerlendirmeleri bir sürü bilmediğim anlamadığım istatistik nedendi? Elbette amaç rekabet ve bunun sonuncunda performansı arttırmaktı.

Çalışanlar arasında ilişkilere gelince. Birlikte çalıştığımız iş arkadaşınız  size aşık olabilir, yalan söyleyebilir, sizin bir üst yönetim aşamasına geçmenize engel olmak isteyebilir. Ben bu konularda herzaman soğuk kanlı oldum. Çünkü iş hayatında profesyonelleşmek istiyorsanız, iş yerinde asla duruşunuzdan ve davranışlarınızdan taviz vermeyeceksiniz. İkili tartışmaların yaşanacağını hissettiğinizde ufak ve net  tavırlarla savuşturmak en ideali olacaktır. Ayrıca bir problemlem yaşandığında ve yöneticinizle karşı karşıya geldiğinizde ben ne yaptığımdan eminim ve ben bu işe hakimim havası vermeniz size olan bakışları kesinlikle değiştiriyor. İşe girmeden önce yapmış olduğum plan ve iş hayatı konulu makaleler sayesinde diğer çalışanlara oranla açık ara bir üstünlük sağlamıştım. Ben yöneticilerimle bunu kutlarken diğer çalışanların koşturmalarını izlemek oldukça keyiflidi. Çayınızdan bir yudum daha alın ve zaferinizin keyfini çıkartın.

Bir süre daha aynı iş yerinde çalıştıktan sonra askere gitme zamanın geldiğinden işten ayrıldım. Askerlik hayatından da biraz bahsedecek olursam tek diyebileceğim kelime ''yalnızlık'' oldu. Almış olduğum bütün eğitim hayatı bütün kuralları bir kenara koymak zorundaydım. Çünkü burada sistem çok farklı dostum. Askere gitmek bir şeyi öğrenmenize neden olmuyor da değil. Sevdiklerinizn ve değer verdiklerinizin ne kadar samimi olduğunu görüyorsunuz. Üzülmeyin ve zorlamayın çünkü sizin bir hedefiniz var. Eğer sevdiğiniz  kişi askere gittikten sonra da size destek oluyor ve ilgi göstermeyi hiç bir zaman bırakmıyor sizinle birlikte gün sayıyorsa o kişiyi asla kaybetmeyin çünkü siz gerçek hayat arkadaşınızı bulmuşsunuz. Sistem ve insan ilişkileri her ne kadar başka bir dünya gibi olsa da vatani görevimi hatasız ve başarıyla tamamladım. Askerlik görevi bittikten sonraki sportmen bir vucut ve gurur verici adımlarla birliğinizden ayrılmanın havasını yaşayın. Başardım öyleyse başaracak daha çok şeyim var!

Yazının devamı Bir hayat hikayesi 2 konusuyla yayımlanacaktır. Bizi takip etmeyi bırakmayın.









1 yorum:

Asayiş Bertaraf dedi ki...

Fazla boşluk atılmış, imla ve yazım yanlışları yapılmış bir yazı... Metin yazarlığından bahsedilen bir sitede görmek istemediğimiz şeyler bunlar.

Yorum Gönder