BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ!

Kamuda Kıyafet Özgürlüğü

Posted by Blogger 2 yorum
Memur-Sen’in başlattığı “kamuda kıyafet özgürlüğü” bu hafta başı memurlar tarafından uygulanmaya başlandı. Artık kamuda, örtülü hanımlar, kravatsız beyler, spor ayakkabılı öğretmenler görmemiz mümkün. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’ya göre bu hareketin amacı, daha demokratik ve eşitlikçi bir ortam oluşturmak, ayakkabı numarasına kadar karışan yasayı, hafifleterek memurlara rahatlık sağlamak.

Muhalif görüşü savunan bir milletvekilimiz ise “ütopik sosyalizm” diye kendini tanımladığı Twitter hesabından bugün, ”ey halkım tanıyın bunları!” diye çağrıda bulundu.

Halkını “başörtülü hanımlardan” kamuda da korumak ve ayırmak peşinde olan, milletvekilimizin de diğer “eşitlikçi” insanlarımız gibi bu konuda da ironik kaldığını söylemeden edemedim.

Yıllarca süren “başörtüsü” ayrımının nihayet son bulması insanları niçin bu kadar rahatsız etmekte? diye düşünmenizdense, eşitlik isteyen bir kesimin aynı zamanda nasıl bu kadar ayrımcılık peşinde koştuğunu sorgulamanızı öneririm sevgili okurlar.

“Yıllarca öğretmen eşi, polis eşi, doktor eşi hatta başbakan ve cumhurbaşkanı eşi dahi olabilen örtülü hanımlarımızın şimdi; öğretmen, doktor, polis vs.. olabilmesi durumu sizi nasıl bu denli rahatsız ediyor?/Niçin bunca korku?/Kimi kimden koruyorsunuz?” diye sorulduğunda ise önce “okullarda başörtüsü diğer öğrencilere karşı yapılan psikolojik bir baskı sayılır.” “Başörtü siyasi bir simgedir, okullarda, kamuda siyaseti karıştıramayız işimize.” gibi tezleri savundular yıllarca. Lakin üniversitelerde örtünün serbest olduğu şu yıllarda ben daha yanındaki örtülü arkadaşı yüzünden sıyıran bir başka öğrenci arkadaş görmedim; yıllarca, her gün o okulun kapısında inancını bırakmak zorunda kalan öğrencilerimizin etkilendiğini gördüğüm kadar.

Sanıyorum ki öğretmeni dersi örtülü olarak anlattığı için de hiçbir öğrenci akıl hastanesinde tedavi görmeyecektir; üniversitedeki “ikna odasında” öğretmeninin “başını açmadan okula giremezsin” sözleriyle baş başa kalan kızlarımız gibi..

Demem o ki; “Ey halkım,tanıyın bunları!”

Tanıyın,sorgulayın,düşünün.

Bu makale Beyza Akatürk adlı konuk yazar tarafından yazılmıştır.  Konuyla ilgili düşüncelerinizi sizlerde alttaraftaki yorum bölümünü kullanarak bizimle paylaşabilirsiniz.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Kamuda kıyafet sertliği konusunda yaptığınız yorumlara katılıyorum. 2013'ün Türkiyesinde bu tür özgür kısıtlamalar olmamalı lakin bu konu istismarda edilmemeli.

Adsız dedi ki...

peki bu kamu özgürlüğüne saçı sakalına karışmış adamlar, mini eteği düstur edinmiş hanımlar, saçını pembeye boyayan kızlar ve dövmeyi yaşam stili haline getirmiş insanlar da dahil mi yani diyorum ki bu özgürlüğün de sınırları var mı ?kime neyin özgürlüğü kime yarar bu özgürlük yine birileri dışarıda kalır mı bu özgürlük saçmalığında.... KİMSE YETERİNCE ÖZGÜR DEĞİLDİR ÖYLE OLSAYDI DİNLER OLMAZDI

Yorum Gönder